Bir kırdın ise… Bugünkü ölçülerde, bir araba düşünün çalışmıyor, aküsü bitmiş. İstediğiniz kadar uğraşın, çalışmıyor. İtseniz – kaksanız bile şuraya kadar gider… Ondan sonra yine stop eder. Ama bunu çalıştırmanın bir tek yolu var, biliyorsunuz takviye akü getireceksiniz… Bu arabanın aküsüne bağlayacaksınız ve ondan sonra çalışacak.


Nurbaki'yi Takip et


İşte, aküsü bitmiş olanların gönül aküsünü doldurmak için (ki yetimin gönül aküsünün cereyanı çok boldur) ısrarla yetim üzerinde durmuştur.

Ben daha evvelki konuşmalarımda gerek pencereye benzeterek gerek güle benzeterek gönlü tanımlamaya çalıştım ama bir eksiğim kaldı…

“Gönül fevkalade hassas” bir yapıdır. Biliyorsunuz bir cihazın ne kadar mükemmel işlevi varsa ne kadar üstün seviyede birtakım yetenekler taşıyorsa, bu cihazın bozulması bu cihazın arıza yapması da o kadar kolaydır. İşte! Gönül de fevkalade hassas bir cihazdır, fevkalade kıymetli bir cihazdır ama unutmayınız, bu becerili cihazın kırılması, yok olması da bir anlamda kolaydır.

Bir gönül kırdın ise...

Gönül kırdığın

Onun için gönlü yine atalarımızdan gelen birçok öykülerden biliyoruz ki; “Gönül kırdığın zaman…” misal verirler “Kırk cami yaptırsa o menfiliği kaldıramazsın ortadan, o yaptığın hatayı düzeltemezsin” diye.

Tabii burada hemen bir parantez açarak söylemek istiyorum gönül kırılmasıyla nefis kırılmasını birbirinden ayırmak lazım. Herhangi bir arkadaşınızın yanlışını söylemek, yanlış yola gittiği zaman evladınıza yaptığını anlatmak, eşlerin birbirlerini yanlış yoldan çevirmek için yaptığı her türlü sert hareketler dâhil… Bunların hiçbirisi gönül kırma planına girmez.

Gönül kırma planına girenler

Gönül kırma planına girenler özellikle üç noktadadır: Yetimler, Garipler, Fakirler.

Fakirler de bayağı bayağı çok fakir olanlar. Bunların üçünün gönlü çok hassastır. Gerek yetimlik gerek gariplik gerekse ileri derecede fakirlik gönlü çok hassas hale getirir. Bu gönüller çok çabuk incinebilir. Onun için bunları hem kazanmak hem de kırmak çok kolaydır.

Bu üç gönlü kırmaktan vebadan kaçar gibi kaçmak lazım. Tıkandığımız zaman da gönül gülümüzü açtırabilmek için demir goncamızı râyiha verir, koku verir hale getirebilmek için de müracaat edeceğimiz üç gönül kapısıdır… Garibin, fakirin ve yetimin gönlünü kazanabilmek.

Gönül takviyesi

Binaenaleyh, bir insanın gönül kapısında tıkanıklık, kalbinde durgunluk varsa yapacağı en önemli iş “Bir gönül takviyesi” yapmaktır! Bu gönül takviyesi de tarafından üç noktada özetlenmiştir: garip, öksüz – yetim ve aşırı derecede fakir olan kimseler. Bu kimselerin gönlü kolayca kırıldığı gibi kolayca kazanılma şansına da sahip olabiliriz.

Herhangi bir insanı kolay kolay mutlu edemezsiniz. Gönlü açık olmayan bir insana dünyanın iyiliğini yapsanız, dünyanın yardımını yapsanız, hali vakti yerinde bir çocuğa sırf arkadaşınızın çocuğu diye bir hediye alsanız onun gönlünde bir rağbet kazanamazsınız. Ama bir yetimin gönlünü kazanmak çok zor değildir!


Dr. , gönül sohbetinden alıntıdır.