Âyet-el Kürsî’nin mana dilinde lütfettiği mesajlar da fevkalade önemlidir. Maddede tevhidin sırrına verdiği açıklık, manada da çok değişik bir anlam sergilemektedir.


Nurbaki’yi Takip et


Tevhit tanımında “Hû” esmasının zikri, gönle tevhit zikrini tanımlamaktadır. Allah’ı sezdiği anda “Hû” diyerek “Yalnız O vardır başka bir şey yoktur!” diyerek boyutlarındaki her duyguyu, her hevesi terk edecektir.

Mana bilimlerinde gönülde Allah’tan gayrı her şeyi terk edebilme sırrı “Hu” (yalnız O) zikriyle sağlanmaktadır.



Onun için bir mümin Âyet-el Kürsî’yi okudukça gönül mekânındaki “Hû”, görüntüyü, hayâli siler ve sonsuz boyutlarda Allah’ın “Hayy” ve “Kayyûm” sırrına teslim olur. “Hayy” sırrı Ahlâk-ı Muhammedî’yi, “Kayyûm” sırrı ilâhî tecelliyi yansıtarak ilâhî aşkı doğurur.

Allah’a karşı “Hû” (yalnız O) diyebilmek ancak Ahlâk-ı Muhammedî marifetidir ve zuhur eder etmez dirilik baslar. Bu kez “Allah Hayy!” zikri başlar, bu bir anlamda Efendimizin emrettiği gibi bendeki dirilik, “Hû (ancak O) dur.” anlamı taşır.

Gönül mekanlar ötesindeki Kayyûm hikmetini “Hayy” zikriyle bulunca bir tarz aşk doğar ki, artık gönül ilâhî fazların sonsuzluğu içinde bir mana nabzı gibi Allah için atar durur.

İşte Âyet-el Kürsî’nin lütfettiği ilâhî dirilik böyle doğar. Kur’an hikmetiyle dirilmiş bir gönül ise Kur’an dinlemeden yaşayamaz.

İçerik no: 7337


Kaynak: Dr. Haluk Nurbaki, Ayet-el Kürsî Yorumu

Bu sayfanın kısa adresi: https://nurbaki.org/7337