Yüce kitabımızın içerisinde bulunan bilimsel emirlerin hikmetleri önümüzdeki yıllarda, çağlarda daha iyi anlaşılacaktır. Ancak bugünkü dozuyla, bugünkü varlığıyla yüce kitabımız bilim dünyasında elini kaldırmış “Benden başka bilemeyeceksiniz!” demiştir. Bu çok önemli bir şeydir.
Nurbaki’yi Takip et
Yüce Kitabımız, “Benim bir tek sûremi yazın, yazamazsınız; bir tek âyetimi yazın, yazamazsınız; bir tek satırımı yazın, yazamazsınız; bir tek harfimi yazın, yazamazsınız.[1]” diyor.
Bu emri aldıktan sonra bunu nasıl yorumlayacaksınız? Evet, elbette ki bir suretini meydana getirmek mümkün değil, bir ayetini ne kadar benzetirim derseniz benzetemezsiniz, harfini benzetemezsiniz. Çünkü Yüce Kitabımız çok ciddi bir matematik şifre halindedir. Bir harfinin yerini değiştirdiğiniz takdirde yüce kitabımızın içerisindeki tüm sistemlerle bize takdim ettiği kâinatın mana âlemini anlamanız mümkün olamaz.
Onun içindir ki Kur’an’ın değişmezliğini çok basit bir cümle içerisinde ifade etmek de mümkün değildir. Onun değişmezliği çok önemli bir hadisedir.
Çünkü Sure-i Yusuf’ta, Kur’an’ın Levh-i Mahfuzda bir tertip haline getirildiği belirtilmektedir[2]. Levh-i Mahfuz, bütün bilgilerin depo olduğu ve bütün hadisatın bir anlamda formüllerinin, kaderlerinin tanzim olduğu bir merkezdir.
Bu merkezde bütün bilgi sistemleri lisan haline getirilmiş ve Kur’an Arapça olarak gönderilmiştir. Kur’an’ın bütün evrenin şifrelerini, sırlarını taşıdığı aşikârdır.
Kuran’da 19 mucizesi
Kur’an’da bazı rakamların şifre sırrı taşıdığı bildirilmiştir ki, bunlardan bir tanesi 19, bir tanesi 7 rakamıdır.
Kur’an’ın 19 şifresinde birtakım hikmetler taşıdığı bir zamanlar çok şiddetli bir şekilde ortaya atıldı. Yüce kitabımızda 19 sayısı ile ilgili elbette ki birtakım mucizeler vardır. Reşad Efendi[3] bunun yanlışlarını kendisi zihninden fazla şişirerek ortaya koyup da bir hata işlemişse, bu, Kur’an’ın 19 sayısı ile ilgili hikmetleri yok, demek değildir.(K1)
Müddessir Suresi ve 19’un Ortaya Çıkışı
Bu sûrenin inzâl şekli ve sırası Kur’an mucizeleri açısından fevkalâde önemlidir.
İlk gelen ayetler genel olarak kısa bölümler hâlindeydi. Meselâ ilk gelen ayet topluluğu Sûre-i Alâk’ın baştaki ilk beş ayetidir. Bundan sonra Sûre-i Müzemmil’in başından beş veya altı âyet inzâl oldu.
Bundan sonraki inzâl sırasını çok kesin bilmiyoruz. Ancak Fussilet Sûresi’nin başından bazı ayetler, Sûre-i Tekvîr’in ilk 15 ayeti ve Sûre-i Müddessir’in ilk gelen ayetlerden olduğu bilinmektedir.
Sûre-i Müddessir, çarpık toplum yapısını, onu yıkmak isteyen Kur’an mucizelerine rağmen, zalim sınıfın nasıl gururları yüzünden direndiklerinin hikâyesini anlatır.(K2)
Kur’an’da 19 Sayısı İlk Nerede Geçer?
Kur’an bilindiği gibi Alâk suresinin ilk beş ayetiyle başladı. Bu beş ayet 19 kelimeden kuruluydu ve harf sayısı 19’un tam katıydı (4×19 = 76).(K3)
Sûre-i Alak’ın bu ilk ayetlerindeki 19’lar hikmeti, özellikle Kur’an’ın Allah kitabı olduğunu beyan sırrı taşır. Nitekim Velîd bin Mugîre’nin bu hikmeti sezmeyişi Sûre-i Müddesir’de lanetlenmiştir[4].(K4)
Kureyşin en akıllısı geçinen Velîd bin Mugîre ilk inzâl olan ayetleri dinlemiş, ondaki olağanüstü kelâmın farkına varmıştı.(K3)
19’un Musallat Oluşu
Ayetleri dinledikten sonra “Ben böyle kelâm işitmedim.” dedi ve neredeyse Müslüman oluyordu. Eğer, Velîd Müslüman olsaydı, o anda binlerce Arap Müslüman olacak, Müslümanlar 12 yıl çile çekmeyecekti.(K2)
Kureyş kâfirleri onu gurura sevk ettiler… “İnsan kelâmıdır.” dedi.(K3)
Velîd’in bu sözü söylemesi pek alçakça bir yargıydı. 19 sırrını açıkça gördükten sonra, beşerin bu sözü söylemesi mümkün değildi. Fakat O, gururu yüzünden bunu söyledi.
Sûre-i Müddessir’in ilk dokuz ayeti önce inzâl oldu. Hemen ardından 10 ilâ 30’ncu ayetler inzâl oldu.
Takdir yaptı (yâni ölçtü, biçti, programladı)[5] … Burada da açık açık Velîd’den “19’lar” sırrını çözmesi isteniyordu. Bir başkası bu hikmeti bilemezdi fakat tekten bir matematik zekâya mâlik olan Velîd’in, bunu fark etmesi gerekiyordu.
Üzerinde on dokuz (musallat ettim): Müddesir 30
Surenin en esrarlı ayeti, bu ayettir. Bu ayetten çözümlediğim yorumları veriyorum:
- Ey Velîd! Sana bu on dokuz sırrını öyle belâ ettim ki; imanla küfür arasında bocalayıp, sonunda çıldıracaksın.
- Velîd’e musallat edilen 19 da “sekarın” bir özelliğidir. Yâni sekar, insanı 19 yanından birden yakalar ve bu 19 yanındaki fücuru, yanlışları tek tek imha eder. Ancak, operasyon alternatiftir. Yâni fücurun gücüne göre uzun sürede yok edip var ederek devam edecektir.
- 19 sayısının cehennem melekleri sayısıyla ilgisine gelince: 31’nci ayet, cehennem melekleri ile 19 arasındaki ilgi çok karışık bir ilgidir. Çünkü burada söz konusu olan, cehennemde 19 melek oluşu değil; insanın 19 yanına karşılık cehennemde 19 tarz işlem yürüdüğünden, 19 farklı melek varlığı sırrıdır.
Böylece Velîd bin Mugîre hem beden azabıyla, biraz sonra da sekarın maddî yansımasıyla cezalanmış hem de 19 sayısının düşüncesine musallat olması sonucunda hayatta da cezalanmıştır.
Besmele ve 19 Harf: İlahi Sistem
Besmeleyi şerifin 19 harf olması da bu kelimenin her bir harfinin insanın bir yanından ilgi kurması inceliğine işarettir. Bir kimse, besmele çekince; 19 yanından ilâhî devrenin sigortasına bağlanmış olur.(K2)
- Kur’an’da Besmele 6×19=114 defa geçer[6] ancak 9’ncu surenin besmelesi yoktur.
- Kaybolmuş bu besmele 19 sûre sonra Sûre-i Neml’de[7] geçer. Bu eksik Besmele dahi bize Allah’ın Kur’an matematiği içinde 19 sayısına verdiği önemi beyan içindir.
Kur’an Surelerinde 19’un Katmanlı Yapısı
Kur’an’ın birçok surelerinde 19’un katlarından kurulu akıl almaz bütünleşmeler vardır. Bu matematiksel kat zinciri matematikçileri hayretler içinde bırakmaktadır.(K5)
- Mesela, Sure-i Kâf’da, Kâf sayısı 19’un katları nispetinde geçer[8].
- Buradaki hikmet, eğer âyet-i kerimede “Kavm-i Lût” diye geçseydi, bu 19 şifresi bozulacaktı.(K1)
İnsandaki 19 Özellik ve Sekar Bağlantısı
Daha önemlisi on dokuz sayısının insanla olan ilgisidir. Sûre-i Yûsuf’un yorumundan hatırlarsınız,[9] insanın on dokuz özelliği vardır.(K2) Ve Sûre-i Yusuf’ta geçen 19 şahıs, bir kıssa inceliği içinde insanın bu on dokuz özelliğini sergiler.(K2-3)
Cehennemde 19 meleğin bulunuşu da insanın 19 özelliğinin bu ıslah laboratuvarında ayrı ayrı tedavilerine işarettir.
İnsan 19 yanında ne kadar çok yanlışla giderse, o kadar çok sekar işlemi görür. Âyet bu açıdan bize çok önemli bir ikazdır. Sekar fırtınasına daha az yakalanmak için, mümkün olduğu kadar 19 yanımızda daha az hata götürmeliyiz.
Sekar: Elest Meclisinden Gelen İlahi Şok
Sekar, aslında elest meclisinde kararlaşmış bir ilâhî ceza şokudur. Bu şok, o anda “Evet” demekte tereddüt edenlerin gireceği laboratuvarın süper manyetik fırtınasıdır. 19’larla ilgisi ise; 19 özelliğimizden her biri için sekarın farklı fizik niteliklerle baskı ve şiddetidir.
Kuran’da 19’un Ehli Kitap ve Müminlere Mesajı
Sayılarını bildirmekle (bundan muradımız), kâfirler için bir fitne kıldık. Kendilerine kitap verilenler için de kesin bilgi edinilmesini (murad ettik). İnananların da imanlarının artmasını (zevklenmelerini) sağladık.
Görüldüğü gibi bu ayet, Kur’an’ın son iki cüzünün en uzun ayetidir. Bunun hikmeti, 19 sırrını hem açması hem de bilinmezliği içinde kafirleri paniğe uğratmasındadır.
“Kâfirler için bir fitne kıldık.” Üstü kapalı açıklamalarımız, onlara azap ve mihnet verecek, hele ileride Kur’an’ın 19’lar sırrı açıklanınca, inançsızlar çok rahatsız olacaktır. Hem gurur ve günahları dolayısıyla inanamayacaklar hem de bu gerçek karşısında Kur’an’a karşı telâşa düşecekler.
“Ehl-i kitap için (yâni Hıristiyan ve Yahudiler için) de kesin bir bilgi verdik.[10]” Yâni onlar, bu 19 sırrı konusunda anlayışlı davranacak, Kur’an’ın bu sırrını inkâr etmeyecekler.
19 Mucizesine Güncel Yaklaşımlar
Nitekim çağımızda pek çok Hıristiyan, bu 19’lar hikmetini saygı ve hayranlıkla karşılamaktadır.
“İnananların da imanlarının artmasını sağladık[11]”
Yine çağımızda 19’lar hikmeti bütün inananların gönüllerinde iman zevkini artırmış, münafıkları üzmüştür. Nitekim onları, bu gerçeğe karşı çıkmaya sevk etmiştir.
Bu ilâhî hikmetin ardındaki incelikleri her gün bulunacak yeni anahtarlar takip edecek ve Kur’an’ın derin mucizesi her gün yenilenecektir.
Bu ayetten anlıyoruz ki, Kur’an’ın hikmetlerinin açıklamasında ehl-i kitap yardımcı olacaktır. (K2)
Not
Bu metin, Dr. Haluk Nurbaki’nin (kaynakçada belirtilen) eserlerinden alınan ifadelerin, kavramsal bir bütünlük gözetilerek derlenmesiyle oluşturulmuştur. Metindeki tüm ifadeler Nurbaki’ye ait olup, amaç; farklı eserlerinden seçilen kısımları, tek bir tefekkür metni çerçevesinde bir araya getirmektir.
Kaynakça
- K1: Dr. Haluk Nurbaki, Bilim Açısından İmanın Altı Şartı, Nesil Yayınları
- K2: Dr. Haluk Nurbaki, Kuran’ın Matematik Sırları, Damla Yayınevi
- K3: Dr. Haluk Nurbaki, Kur’an Mucizeleri, Damla Yayınevi
- K4: Dr. Haluk Nurbaki, Namaz Sûreleri Yorumu, Damla Yayınevi
- K5: Dr. Haluk Nurbaki, Tek Nur, Damla Yayınevi
Dipnot
- [1] Editör Notu: Bu söz, Kur’an’ın i’câzı yani taklit edilemezliği fikrini vurgulayan edebi bir anlatımdır. Bu anlam, Bakara Suresi 2/23, Yunus Suresi 10/38 ve İsrâ Suresi 17/88 gibi ayetlerde açıkça dile getirilmiştir.
- [2] Bu ifade için ayrıntılı açılamalar Dr. Haluk Nurbaki’nin “Kur’an Mucizeleri” ve “Kendini Nasıl Bilirsin?” eserlerinde yer almaktadır.
- [3] Editör Notu: “Reşad Efendi” olarak anılan kişi, Mısırlı kökenli Amerikalı biyokimyager ve Kur’an araştırmacısı Dr. Rashad Khalifa’dır (1935–1990). 1974 yılında bilgisayar destekli analizlerle Kur’an’ın 19 sayısı etrafında matematiksel bir yapıya sahip olduğunu iddia etmiş ve bu görüşleriyle tanınmıştır. Ancak bazı radikal yorumları ve hadisleri tümüyle reddetmesi nedeniyle İslam âleminde ciddi tartışmalara yol açmıştır.
- [4] Velîd bin Mugîre hakkında Dr. Haluk Nurbaki, Ayrıca bkz. Peygamber Çizgisinde Yaşamak, Bakara Sûresi Yorumu.
- [5] Müddesir Suresi, 18: “İnnehu fekkere ve kadder.”
- [6] Editör Notu: 113 besmele sure başlarında, 1 besmele ayet içinde… Tevbe Suresi (9. sure) besmelesiz başlar, Neml Suresi (27. sure) ise, 30. ayette ikinci bir besmele içerir
- [7] Neml Suresi, 30: “İnnehu min suleymane ve innehu bismillahir rahmanir rahim.”
- [8] Editör Notu: Kâf harfi 57 kez geçer → 57 = 3 × 19
- [9] Bkz. Dr. Haluk Nurbaki, Kendini Nasıl Bilirsin?, Nefes Yayınevi.
- [10] Editör Notu: “Ehl-i kitap için de kesin bir bilgi verdik” ifadesi Enam Suresi 114 ve Bakara Suresi 146’ya atıf.
- [11] Müddessir Suresi 31: “…ve yezdâde ellezîne âmenû îmânen…” ─ “… Biz bu şekilde, inananların imanını arttıralım diye…”




