Bir Müslüman ısrarla insanlara karşı fevkalade saygılı olacak! “Nezaket-i Muhammedi” diye tasavvufta bir tanım vardır. Her şeyin en ince yanından insana yaklaşın, demektir bu.
Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri’nin eğittiği talebelerine verdiği belli ilkeler vardır. Bu ilkeler aslında İslamiyet'in temel felsefesidir. Efendimizin ahlakından birer çizgidir.
zihinlerde ve bedende orucun sırrı biliyorsunuz belli bir süre sabır sporu yapmak gibi görülmektedir. Tabii bunun namütenahi tıbbi faydaları vardır ama gönül konusunda bunları söylemek istemiyorum. - İlahi nimet
Ey İslamlar! Şaşkınlık etmeyiniz. Bakınız, Hz. Yusuf, babasının gözünü açarken, kardeşlerinin menfi huylarını düze çevirirken bir şeyden yararlandı… İslam oldu. Bûy-u Muhammedi’yi kokladı. “Siz niye bu fırsatı kaçırıyorsunuz” diyor Allah! Sure-i Yusuf’un temelindeki mana budur. Siz niçin kör gönüllerinizi açmıyorsunuz?...
Hiç birisi “Yahu biz ne yaptık? Kardeşimizi kuyuya sarkıttık. Acaba orada öldü mü? Yoksa birisi çıkardı, esir pazarında sattı mı? Bir arasak, yanlış yaptık” diyen olmadı, dikkat ederseniz. Bünyamin’i Yusuf alıkoyduktan sonra tekrar döndüklerinde babaları dedi ki “Gidin arayın kardeşlerinizi”...
Şu hâlde tedbirde ifrat yasaklandıktan sonra ne kadar tedbir alınacak derseniz imanınız arttıkça tedbiriniz azalır. İmanınız tam ideal bir mümine yakışan bir şekle geldiğiniz zaman tedbire gerek yoktur. Cenabıhak o tedbiri bizzat kendisi bildirir. Ne yapman gerektiğini gönlünden söyler, o...