Şer ayrıdır, yanlış ayrıdır, günah ayrıdır. Yanlışlar günahın bir cinsidir. Bunları görmemek, bunları Yüce Rabbinin verdiği takdirin bir görüntüsü olarak görmek Hacı Bektaş-ı Veli’nin bir sanatıdır. Yani en büyük günah İslamiyet’te...
Allah kadınların gönlünü tamamıyla kapamaz, mutlaka aralık bırakır. Çünkü “Günün birinde anne olursa, kapalı gönülden annelik yapılamaz” diye. Bu da gönlün ayrı bir sırrıdır. Yine gönlün ayrı bir sırrı mesela; İslamiyet’in ilk şehidinin kadın olması da gönlün sırrıdır.
Allah diyor ki “Yalnız benim varlığım, benim ikram sahibi yanım ve benim kudretim bakidir. Geri kalan her şey fani bir son bulmaya mahkûmdur.” diyor. Tabii bunu söylediğiniz zaman, "Peki, o zaman cennet ne olacak? Cennetteki sonsuzluk ne olacak?" Biz ebedî bir hayata inanıyoruz.
Allah sevgisinin sırrı arttıkça nefs perdesi incelir. İmandan ve Allah sevgisinden murat: Nefsi, onun simgesi olan benliği eriterek sevgiliyi gönlünde hissetmek ve yaşamaktır.
Yüce kitabımız da önemle üzerine basa basa insanların inançlı ve inançsız olanlarını ayırırken bunu kalp açısından değerlendirir. Sevgisi olmak, Allah’a yakin olmak, duygulu olmak yanıyla müspet bir insanı temsil eden kalbi ve taşlaşmış mühürlenmiş bir kalple de insanlık değerlerinin tümünü...
Ayeti kerimede fevkalade önemli olarak seçtiği kelime "Birbirlerini bozmazlar, birbirlerini dağıtmazlar, birbirlerinin kişiliklerini ortadan kaldırmazlar, Birbirlerinin kişiliklerini ortadan kaldırmazlar” diyor.