Allah kadınların gönlünü tamamıyla kapamaz, mutlaka aralık bırakır. Çünkü “Günün birinde anne olursa, kapalı gönülden annelik yapılamaz” diye. Bu da gönlün ayrı bir sırrıdır. Yine gönlün ayrı bir sırrı mesela; İslamiyet’in ilk şehidinin kadın olması da gönlün sırrıdır.
Allah sevgisinin sırrı arttıkça nefs perdesi incelir. İmandan ve Allah sevgisinden murat: Nefsi, onun simgesi olan benliği eriterek sevgiliyi gönlünde hissetmek ve yaşamaktır.
Yüce kitabımız da önemle üzerine basa basa insanların inançlı ve inançsız olanlarını ayırırken bunu kalp açısından değerlendirir. Sevgisi olmak, Allah’a yakin olmak, duygulu olmak yanıyla müspet bir insanı temsil eden kalbi ve taşlaşmış mühürlenmiş bir kalple de insanlık değerlerinin tümünü...
Namazın ve infakın dışında "huzur, saadet, mutluluk" filan diye, böyle kitapta türkü söyler gibi yazılan lafların hiçbirisi namaz ve infakın dışında mümkün değildir!
Muayene neticesinde, belki farzlardan bazılarını muvakkat olarak bıraktıran bir vaziyet doğabileceğini ve bunların kazaya terki icap edeceğini düşündük.
Mademki İslâmiyet zekâtı farz kılmıştır; zekâtın farz olması zenginliği teşvik yasasıdır. Allah size “İbadetinizin bir tanesi ancak zengin olmak ile mümkündür, öyleyse zengin olun.” diyor.