Efendimiz’i çok iyi tanımamız lazım gelir. Efendimiz’e aklımız erdiğince çok iyi yaklaşım göstermemiz lazım gelir. Ancak işin gerçeğini, yani aslını öğrenmemişiz.
Cenabıhakk’ın acaba, Hz. Yusuf’un şahsında bizlere verdiği önemli, asıl enfüsi mânâ nedir? Diyor ki “Gönlünüze ihanet etmeyiniz! Nefis sizden her şeyi ister. Ama iç dünyanız onun yanlışlığını size bildirecektir!” diyor. Ne kadar cahil olursanız olun ne kadar din terbiyesi almamış...
Mananın anahtarı meleklere inanmak! Demek ki onların sistemlerini, yaşadıklarını bir an için kafamızdan düşünsek evren, daha bilimsel tabiriyle boyutlar bizim boyutumuza benzemiyor, kesin.
Hz. Yakup’un öyküdeki yerini, insan gönlünü temsil eden Hz. Yusuf’un öyküdeki yerini tayin ettikten sonra şimdi kendi kendimizi yerine koyacağız. Bizim ruhumuz, yani bizim Yakup’umuz ve gönlümüz, bizim Yusuf’umuz nerede? Bunu arayıp bulacağız! Sure bunun için gönderilmiş. Yoksa Cenabıhak dört...
Bunu Araplar bildikleri için, âyet-i kerimede de “Biz sana miracı Kudüs’ten başlattık.” (İsrâ, 1) dediği için “Hah şimdi yakaladık. Kudüs’e gitmedi. O, hayalinde bunu canlandırıyor.” gibi bir tenâkuz (çelişki) içindeydiler.
Cenabıhakk’ın takdirinin, emr âleminden sana gelen mesajın ne olduğunu bilmediğine göre “Senin vazifen çalışmaktır” diyor. Niçin çalışmaktır diyor? İslâmiyet’in en büyük inceliklerinden birisi budur! İslâmiyet’in cemiyeti meskenete götürdüğünü, tembelliğe, uyuşukluğa götürdüğünü söyleyenler utansın. Tabi hepsinin ar damarı çatladığı için utanmazlar....
Cenabıhak’ın, Allah emrine galiptir ama çoğu insan bunu bilmiyor diye buyurmasının sebebi budur. Benim arzum otomatikman Emr-i ilahidir; Emr-i ilahi de otomatikman kaderdir. Ve bu kader de otomatikman meydana gelir. Bundan kaçmanın, bunun geri dönmesinin imkânı yoktur. Ama insanlar bunu...
“Ben Müslüman olacaktım ama bir gün camiye gittim, hoca dedi ki cehennemliksin. Ben de dinden çıktım.” Vah vah maşallah, ayakkabı almak için dokuz dükkân gezer... Dinden çıkaran sözler mi?
Tasavvufun en ince hikmetlerinden bir tanesidir. Kendi gönlünüzü, kendi Yusuf’unuzu kuyuya sarkıttığınız zaman her zaman kervancı geçmez! “Yusuf’un gömleği hayâ gömleğidir” dedik. Bunu da hiç unutmayınız! İnançsızlar kesinlikle hayâsız olur! Bunu hiç unutmayınız! Çünkü hayâ çok zarif bir şeydir. Tam...