Bir insanın iman yerine, imanını alıp ta kıtalar versen, yıldızlar versen, galaksiler versen onun yerine geçmez. İman kadar Cenabıhakk’ın büyük bir nimeti yoktur.
Allah diyor ki “Yalnız benim varlığım, benim ikram sahibi yanım ve benim kudretim bakidir. Geri kalan her şey fani bir son bulmaya mahkûmdur.” diyor. Tabii bunu söylediğiniz zaman, "Peki, o zaman cennet ne olacak? Cennetteki sonsuzluk ne olacak?" Biz ebedî bir hayata inanıyoruz.
Namazın ve infakın dışında "huzur, saadet, mutluluk" filan diye, böyle kitapta türkü söyler gibi yazılan lafların hiçbirisi namaz ve infakın dışında mümkün değildir!
Ayeti kerimede fevkalade önemli olarak seçtiği kelime "Birbirlerini bozmazlar, birbirlerini dağıtmazlar, birbirlerinin kişiliklerini ortadan kaldırmazlar, Birbirlerinin kişiliklerini ortadan kaldırmazlar” diyor.
Teklik ve Çokluk - Varlıkların hiç biri Allah cüz’i (parçacığı) değil, sıfat görünümlerinin farklı yansımasında doğan pırıltılardır. Tıpkı güneş ışığından yansıyan renkler gibi.
De ki, Allah tektir. Her şey O’na muhtaçtır (her şeyin varlığı O’nun esmada tecellisi ile kaimdir)…Doğmamış ve doğurmamıştır. Hiç bir şey O’nun zıddı ve benzeri olamaz.