Cenâb-ı Hak, Ahlâk-ı Muhammedî modelini mü’min’lerin nefs lerini ıslah etmek şartıyla kulluğunu bilecek şekilde yaratmıştır. Çünkü “Âmener-Resûlü”de bildirdiği gibi kullarına hiçbir zaman kaldıramayacakları yükü yüklememiştir.
Dedi ki: “Dinleyin bir dakika! Bu adamlar sizden maddi - manevi bir menfaat talep ettiler mi?" Etmediler! "O halde, doğru söylüyorlar.”Bu, “Kur’an’ın bizlere de verdiği bir şifredir”.
“Duha Suresi” çağımızda büyük bir mucize sırrı taşıyan bir Kuran mesajıdır. Bu sure Efendimizin üzüntülü bir devrinden sonra inzal olmuştur ve yalnız O'na hitap etmektedir.
Gönül gücüne inanmak şüphesiz ki İslamiyet’e inanmanın bir parçasıdır. Çünkü Yüce Kitabımızda fevkalade önemli pek çok ayet gönül gücünün evrende en önemli hadiseleri hissettirir biçimde etkilediğini beyan etmektedir.Gönül gücü bir anlamda Kur’an’ın gücü, bir anlamda Allah’ın sevgilisinin gücü… Hepsi derli toplu olarak ilahi aşkın gücüdür. Gönül bir aşk merkezi olduğuna göre; aşkın gücünü temsil etmektedir.
Açılış Selamımız ve niyazımız bütün Kerbela şehitlerine, selamımız ve niyazımız mananın akıl almaz sırrını taşıyan yücelere, yine selamımız hepinize ki gönüllerinizde Ehlibeyt sevgisiyle buraya teşrif ettiniz. Allah hepinizden razı olsun. Mana ilimlerinde anlatılması, tanıtılması en güç hadise Hz. Hüseyin’dir. Çünkü...
Uzun yıllar İslamiyet'in sonsuz hikmetlerle süslü binasını anlayamamakta sanki ısrar etmişizdir. Fahr-i Kâinat Efendimizin yeryüzüne teşrif ettiği yıllarda gerek Hıristiyan âlimleri gerekse Yahudi âlimleri, ısrarla Efendimizin müstesna nesebini aramışlardır.
Biz gaybe imanla yola çıktık. Namaz ve infakla hidayet yoluna girdik. Şimdi ne olacak? En zarif incelik burada gizlidir. Zira gaybe imandan sonra bizim fark edemediğimiz bir ince hikmet bizi imanda, gaybden, yakîn olmaya götürecektir.