Efendimizin arkasında bir nefer olmak gerektiğini bilmek her müminin vazifesidir. Bu vazifeden, Ahlak-ı Muhammedi vazifesinden, Efendimize benzeyebilme çabasından hiç kimse kendini soyutlayamaz.
Gönüldeki iman bir çiçek gibidir, tohumunu atarsınız… Kelime-i şehadet onun tohumdur. Ondan sonra bu tohumun bir çiçek olarak meydana gelmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birisi güneş, diğeri su. ─ İslam düşmanı çok, diyenlere!
Ama “tam dirilik” Ahlak-ı Muhammedi’den nasiptar olmak ve de Ahkâm-ı Kur’âniyeye sıcaklaşmakla mümkündür ki; bu hayâ ile başlar. Fevkalade önemli bir şeydir hayâ!
Tasavvuftan gelen önemli bir tanımıyla, Kurban Bayramı biliyorsunuz celali bir tecellidir. Ramazan Bayramı da cemali bir tecellidir. Celali tecelli haşa Cenabıhakk’a ait bir sertlik manası taşımaz, şiddet manası taşır. Kurban Bayramı’nda müminlerin hep beraber Allah’ın arş sistemi etrafındaki niyazları, tavafları,...
“Aile kutsaldır”, derken bu İslam tabiridir. Bu İslam tabiri batıdan filan gelmiş değildir! Hele hele, bu son yıllardaki uydurma bir takım işgüzarların lafı da değildir. Ailenin kutsallığı İslam’dan gelen bir tanımdır... Aile neden kutsaldır?
Dr. Haluk Nurbaki, İslami Aile yaşamındaki önemli hususların başında gelen aile yapısının, gönül boyutundaki detaylarını aktarıyor.Bizleri sevginin; şefkat, hayâ, iffet, merhamet boyutundaki ölmezliğine ulaştıran bu sohbet, kadın ve erkeğin gönül nikahının sırlarıyla dolu.
Bütün dünya tarihini tetkik ettiğimiz zaman hiç kimse Cenabıhakk’ın verdiği mevkii, gücü terk ederek, onu kenardan seyretmemiştir. Fahr-i Kâinat Efendimiz bunu yapmıştır. İmzasının altına “Allah’ın Resulü” dedikten sonra, mutlaka baş kısmına “Allah’ın kulu” demiştir. Bu çok önemli bir hadisedir.
Berzah âlemi, bizi zaman düzlemi içerisinde kıyametten bir saat öncesine götürür. Hangi devirde ölürse ölsün, bütün müminler “ehl-i meymene” dediğimiz...